Adviye Bal - Renkler ve Figürlerle Yeni Bir Boyut

Adviye Bal - Renkler ve Figürlerle Yeni Bir Boyut

Söyleşi Röportajlar Adviye Bal - Renkler ve Figürlerle Yeni Bir Boyut

Ressam ve heykel sanatçısı Adviye Bal, “Zamansız/Timeless” başlıklı yeni sergisini sanatseverlerle buluşturdu. Bugüne kadar yirminin üzerinde kişisel sergiye imza atan; Almanya, Rusya ve Japonya’da, Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde 50’nin üzerinde karma sergiye katılan ve birçok uluslararası sanat fuarında yer alan ressam ve heykel sanatçısı Adviye Bal ile yeni sergisi, çalışmaları ve geleceğe dair planları hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Paylaş:

Yorumlar:

istanbul.net.tr Mart 13, 2024

Sanat kariyerinize nasıl başladınız ve sanata olan ilginiz nasıl gelişti?

Düşünce dünyamı tetikleyen, etkileyen her şey belirli oranlarda tuvalime yansıyor. Önemli olan bu yansımayı, birçok paradigmayı dengeleyerek en etkili ve tatmin edici hale getirebilmek. Bunun için de ilhamın gelmesini bekleyemeyecek karar sabırsızım. Gerçek ilham kaynağı ne yaptığınızın ve yapmak istediğinizin bilincinde ve donanımında olmaktır.

Eserlerinizdeki ana tema veya ilham kaynakları nelerdir?

Çıkış noktam insan. Kompozisyonlarımı, geçmişi, bugünü, geleceği içine alan insanlık tarihinin akışı içinde ki bir “an”ı tahayyül ederek kurguluyorum. Bir anlamda “o an”ın resmi.

Çalışmalarınızda kullandığınız teknikler ve malzemeler hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz?

Çalışmalarımda akrilik boya kullanıyorum. Hızlı kuruduğu için düşünme ve kurgulama ile uygulamaya koyma hızım arasında senkron yakalıyorum. Ayrıca akrilik (suluboya, yağlıboya doku oluşturma vs. gibi) birçok boyama tekniğini aynı zeminde kullanma şansı veriyor. Heykelde taş yontu ve bronz döküm yapıyorum.

Eserle kendiniz arasında bizim de bilmediğimiz sırdaşlığın oluşması

Sanatınızda ifade etmek istediğiniz mesajlar veya duygular var mı? Eserlerinizde hangi duyguları veya düşünceleri yansıtmayı amaçlıyorsunuz?

Eserlerimle bir mesaj verme kaygım yok. Hatta mesaj dikte etmemeye özel bir önem veriyorum. Üretirken çıkış noktam bana özgü. Oysa benim izleyiciden beklentim kendi hayatı ile özdeşlikler yakalaması. Eserle kendi arasında bizim de bilmediğimiz sırdaşlığın oluşması. “Zamansız” sergisinde olduğu gibi yönlendirme değil ama minik hatırlatmalar olabiliyor.

"Zamansız/Timeless" serginizdeki eserlerde insan enerji düzeylerine yapılan göndermeleri nasıl ifade ettiniz?

Bizi oluşturan en küçük birimlere bakıldığında enerjiden oluştuğunu görüyoruz. Bu işin fiziki boyutu… Bunun dışında hayatın bu dünyadaki kısıtlı duyularla algılanamayacak başka boyutlarının olabileceği fikrine çok uzak değilim. Eserlerimde maddi varlığımızın yanı sıra beden içindeki enerjitik yapının da yansımasını aynı formda ifade edebilmeye gayret ediyorum.

Eserlerime bir milyon göz baktığında bir milyon farklı anlam çıksın isterim.

Serginizdeki siluetlerin ve figürlerin arkasındaki anlam ve sembolizm nedir?

Elbette kullandığım semboller var. Ama bunların bendeki karşılıkları izleyiciyle aynı olsun diye bir dayatmam yok. Böyle bir şeyden özellikle kaçınıyorum. Eserlerime bir milyon göz baktığında bir milyon farklı anlam çıksın isterim. Anlam çıkarılması da şart değil, duygu durumlarında kıpırdanmalar yaşansın yeter.

"Zamansız/Timeless" sergisiyle izleyicilere hangi duyguları ve deneyimleri aktarmayı amaçlıyorsunuz?

Belirttiğim gibi bir hikayeyi dikte etmekten ziyade, bu sergimde yaşadığımız ve zamanı duyumsadığımız bu düzlemde her şeyin sonlu olduğunu, kozmos içindeki varlığımızın önemli olmakla birlikte bir zerre olduğunu hatırlatmak.

Geçmişteki kişisel sergilerinizle karşılaştırıldığında, "Zamansız/Timeless" sergisinde sanatsal bir evrim veya değişim görüyor musunuz?

Elbette... Eserlerimi yaratma sürecinde kendi akışı içindeki ritmi yormadan, tahrip etmeden değişimler oluyor. Sağlıklı dönüşüm de böyle olmalıdır. Bunun için de üretim sürecinin kesintisiz bir şekilde olması, tıpkı evrim gibi doğal seleksiyonla en idealine ulaşana kadar denemelere devam edilmesi gerekiyor.

Şimdinin öncesi ve sonrası da olmayacak

Serginizde yer alan eserlerde renklerin aslında ruhsal enerjiyle yalın gerçekliğin soyutlamaları olarak bir iletişimden söz ediyorsunuz. Biraz detaylandırır mısınız?

En yalın gerçek bir gün Büyük Patlama ile oluşan bu evrenin, büyük bir çökme ile hiçliğe dönüşeceği… O hiçlik içinde “şimdi” olmayacak. Şimdinin öncesi ve sonrası da olmayacak. Zamansızlık hali... Renk ise birçok şeyi sembolize edebileceğimiz güçlü bir malzeme. İnsanın enerjitik boyutunu ve sezgisel derinliğini en iyi renkle ifade edebileceğimi düşündüm. Kozmosun bilinen ancak deneyimlenemeyen gerçekliklerini de renkle yorumluyorum.

Sözlerinizde belirttiğiniz gibi, zaman kavramının eserlerinizdeki rolü nedir ve nasıl ifade ediliyor?

Zaman kavramı, birçok şekilde, bizim deneyimlediğimizden farklı. Hiçlik durumunda zaman da olmaz... İçinde bulunduğumuz boyutta “an”ların ardışık seyri ile lineer bir akış gösteriyor. Biz bu akışı birimlendirerek ifade edilir hale getiriyoruz. Böylesi mutlak bir durumda bile içinde bulunduğumuz duygu durumuna göre (matematiksel olarak öyle olmasa bile) zaman hızlı ya da yavaş olarak algılanabiliyor.
Zaman, mekan, insan, varoluş, evren son zamanlarda düşünce dünyamda fazla yer alıyor. Bu kavramlarla ilgi buluşlar da bunda etken. Her ne kadar çıkarımlarım olsa da eserlerimde bu kavramlar soru boyutunda ele alınıyor, cevabını bulmayı bilim ve felsefeye bırakıyorum.

Sanatınızı nasıl tanımlarsınız? Zamansızlık kavramı sizin sanat pratiğinizde nasıl bir yer tutuyor?

Zaman kavramı genel olarak hayatımı etkiliyor. Evrenin oluşumundan son bulacağı ana kadar geçen süre içinde bizim bu boyuttaki varlığımızın süresinin kısalığını tahayyül bile edemiyorum. Ama biz kendimizi evrenin merkezi, kaygılarımızı da bu merkezin ağırlık noktası sayıyoruz. Gerçekte madde, olay, başlangıç noktasının olmadığı bir ortamda “an” yok ki “zaman” nasıl olsun. Bu tespitler beni yılgınlığa düşürmediği gibi Dünya'yı ve burada geçirdiğimiz süreyi anlamlı, huzurlu, zerafet içinde ve paylaşımcı bir anlayışla geçirmek gerektiği fikrine yöneltiyor. Bu durum da eserlerime doğrudan yansıyor.

Geçmiş eserlerinizden veya projelerinizden en çok hangisiyle gurur duyuyorsunuz ve neden?

Elbette sanatla uğraşmak başlı başına bir onur. Ama iki proje benim için ayrı önem taşıyor. Rusya’da çok iyi bir ekiple tiyatro festivalinde hem oyuncu olduğum hem de oyun gereği sahnede interaktif resim yaptığım, ülkemizi başarıyla temsil ettiğimiz proje, diğeri de Anadolu’da büyük kişisel sergiler açmam ama araya Pandemi girince proje dahilindeki iki şehirde gerçekleşemedi.

Bir ömür adandı

Sanatınızı nasıl tanımlarsınız? Kendi tarzınız veya benzersizliğiniz hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sanat, bilim gibi eski edinimlerin üzerine inşa edilir. Bu anlamda sanatçıların birbirlerinden etkilenmeleri kaçınılmazdır. Ama bu bir sanatçının tarzının aynısını kopyalamayı masum kılmaz. Maalesef ülkemizde zaman zaman özgünlük göz ardı ediliyor. Benim eserlerimde özgünlüğü tartışmaya bile açtırmam. Çünkü tarzımın bu noktaya gelişinin hikayesini ben yaşadım. Yıllarca sonsuz denemeler, saatlerce çalışmalar, araştırmalar, sayfalarca desenler... Bir ömür adandı. Hala aynı enerji ile devam ediyorum.

Sanatınızın gelişiminde veya ilerlemesinde sizi etkileyen veya ilham veren sanatçılar veya akımlar var mı?

Elbette... Özellikle kişisel dünyamı tuvale yansıttığım dönemde sürrealizmden yararlandım. Sürrealizmin sembolik dili tam bana göre idi. Ama daha sonra temalarımın da değişmesi ile zaman içerisinde kendi tarzımı oluşturdum.

Sanat dünyasındaki deneyimlerinizde karşılaştığınız zorluklar veya engeller nelerdir ve bunları nasıl aştınız?

Zorluklar, ressam olmaya karar verdiğiniz küçük yaştan itibaren başlıyor. Sanatla geçinemezsin telkini ile savaşmaktan başka sanat eğitimi veren kurumlara erişimin zorluğunu da belirtmek gerekir. Sanat dünyasında birçok sorun var ve ben bunların hiçbirinden azade değilim. Ama sorunlara takılmıyorum işimi ideal düzeye taşımaya çalışıyorum.

Gelecekteki sanat projeleriniz veya hedefleriniz hakkında bize biraz bilgi verir misiniz?

Büyük hedeflere büyük projelerle ulaşılır anlayışı ile bir süredir galerim Red Rouge Art Galeri ile planlama aşamasında yurtiçi ve yurtdışı projelerimiz üzerinde çalışıyoruz.

Röportaj: Filiz Nebioğulları
www.istanbul.net.tr
12.03.2024

istanbul.net.tr

Kare Kod (QR) Uygulaması

Sitemizde yer alan Mekan sahipleri ,etkinlik düzenleyenler, Kare (QR) kodunuzu oluşturun, bilgilerinizi mobil kullanıcılarla kolayca paylaşın. Oluşturduğunuz kare (QR) kodu yazıcınızdan basarak hemen kullanabilirsiniz.

Resime sağ tıklayıp jpg formatında farklı kaydedebilirsiniz.

Herhangi bir yorum yapılmadı ilk yorumlayan siz olun...
Yorumlar yaparak sesini duyur..!

İlginizi Çekebilir

SAYFAYI PAYLAŞIN

Facebook Twitter İnstagram Pinterest Mesaj Email
KAPAT

HAKKIMIZDA

Hakkımızda iletisim Yasal Uyarı Reklam Android Apple
KAPAT